Boşanma davası açılabilmesi için 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu haklı boşanma nedenleri olması gerektiğine hükmetmektedir. Söz konusu kanun hangi nedenleri boşanma için geçerli olduğunu belirtmekte ve boşanma nedenlerini özel boşanma nedenleri ve genel boşanma nedenleri olarak ayırt etmektedir. Fakat temelinde boşanma gerçekleştirilebilmesi evlilik birliğinin temelinden sarsılması sonucu olabilir. Yani bireyler ister özel boşanma sebepleri ile isterlerse de genel boşanma sebepleri ile davayı açmış olsunlar, üzerinde durulan temel husus evlilik birliğinin temelinden sarsılıp sarsılmadığıdır. Boşanma nedenleri hakkında bilgi vereceğimiz bu yazımızda öncelikle özel boşanma nedenleri ve genel boşanma nedenlerinin neler olduğuna değineceğiz.

En Çok Karşılaşılan Boşanma Nedenleri Nelerdir?

Bir çok tutum ve davranış evlilik birliği içerisinde boşanmayı getiren olayları ortaya çıkarabilir. Ülkemizde boşanma nedenleri incelendiğinde son yıllarda en fazla öne sürülen boşanma nedeninin ilgisizlik olduğu görülmektedir. Daha önceki yıllarda aldatma en çok görülen boşanma nedenleri arasında ilk sırada yer alsa da son iki senedir boşanma davası açan kişiler açısından en fazla öne sürülmüş olan boşanma sebebi ilgisizlik olmaktadır. İlgisizlik nedeniyle boşanma davalarını aldatma nedeniyle boşanma, terk nedeniyle boşanma ve aile içi şiddet nedeniyle boşanma davaları izlemektedir.

İlgisizlik Nedeniyle Boşanma

Boşanma nedenleri arasında en fazla görülen durum olan ilgisizlik, evlilik içerisinde farklı şekillerde ortaya çıkabilmektedir. İlgisizlik nedeniyle boşanma davası açan bireyler açısından, bu durum, eşlerden birisinin diğer eşe karşı ilgisizlik halini belirtebildiği gibi, eşin çocuklara karşı ilgisizliği, eşin ev işlerine ilgisizliği, eşin evin geçimine karşı ilgisizlik, eşin ailesine ve arkadaşlarına karşı ilgisizlik gibi boşanma nedenleri ile de davalar görülmektedir. İlgisizlik nedeniyle boşanma davası açacak kişilerin önce sürmeleri gereken hukuki sebep, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma olmalıdır. Boşanma sebepleri içerisinde evlilik birliğinin temelinden sarsılması durumunda ortak yaşam kurulması taraflardan beklenmeyeceğinden dolayı hakim boşanma yönünde karar verecektir.

Boşanma sebepleri arasında en sık görülen durum olan ilgisizlik nedeniyle boşanma davalarında bireyler. Medeni Kanunun 166. maddesini öne sürerek boşanma dilekçesini bu yönde hazırlayabilirler. Burada dikkat edilmesi gereken ilgisizlik nedeniyle boşanmalarda etkili bir savunma yaparak hakim nezdinde evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı kanaati oluşturulmasıdır.

Aldatma Nedeniyle Boşanma

Aldatma kabaca tarafların birbirlerine olan sadakat yükümlülüğünün yerine getirilmemesi olarak ifade edilebilir. Medeni kanunda yer alan özel boşanma sebepleri arasında yer alan aldatma, evlilik birliğinin sarsılmasına neden olacağından boşanma davalarında öne sürülecek haklı boşanma nedenleri arasında yer alır. Aldatma sonucu boşanma davası açacak kişiler açısından kanun belirli şartları aramaktadır. Aldatma olayının öğrenilmesinden itibaren aldatılan kişi 6 ay içerisinde boşanma davası açmış olmalıdır. Diğer yandan aldatma eyleminin gerçekleşmesi üzerinden 5 yıl geçmiş ise aldatma nedeniyle boşanma davası açma hakkı düşer. Bu iki şartın yerine getirilmediği durumlarda bireyler aldatma nedeniyle boşanma davası açamazlar. Aldatma boşanma nedenleri arasında sıklıkla görülen haklı gerekçelerden birisidir. Burada aldatan birey boşanmayı getiren olaylar üzerinde eşinden daha fazla kusura sahip olacağı için bu eşten nafaka ve tazminat talep edilebilir. Ayrıca aldatma eyleminin gerçekleştiği 3. kişilere de manevi tazminat davası açılması mümkündür. Aldatma nedeniyle boşanma davasında kusurlu olan eş, yani aldatan eşi için ise, nafaka ödenmesi gibi bir durum sözkonusu olmamaktadır. Boşanma davalarında etkili bir savunma yapılması yasal hakların da korunmasını sağlayacağından dolayı bireylere mutlaka uzman bir boşanma avukatı tarafından destek almaları önerilmektedir.

Terk Nedeniyle Boşanma

Terk nedeniyle boşanma da sıklıkla görülen boşanma sebepleri içerisinde yer alır ve boşanma davalarında sıklıkla konu olur. Terk nedeniyle boşanma hususunda bilinmesi gereken, terk ifadesinin ortak yaşam kurulmasını engellemek amacıyla birlikteliği sonlandırmak anlamına geldiğidir. Yani terk nedeniyle boşanmalar sadece eşin evi terk etmesi anlamına gelmez, bunun yanı sıra eşi evden kovma, eşini ailesine bırakma, eşin eve girmesini engelleme, evin kilidini değiştirme, eşten habersiz evden taşınma gibi davranışlar da terk nedeniyle boşanma kapsamında değerlendirilmektedir. Terk nedeniyle boşanma davasının nasıl açıldığı ve terk kapsamı içerisinde yer alan davranışların ne olduğu ile ilgili olarak boşanma sebepleri sitemizdeki “terk nedeniyle boşanma” yazımızı okuyabilirsiniz. Boşanma davası açılırken öne sürülecek boşanma sebepleri birbirinden farklı olacağı gibi bu boşanma sebeplerine bağlı olarak gereken hukuki prosedür de farklı olmaktadır. Bu noktada terk nedeniyle boşanma davası açacak kişilerin terk olayının gerçekleştiği tarihten sonraki 4. ay eşine ihtar göndermesi gerekir. Eşin ortak yaşamı sürdürmeye yanaşmaması durumunda ise 2 aylık beklemeden sonra terk nedeniyle boşanma davası açılabilir.

Şiddetli Geçimsizlik Nedeniyle Boşanma

Şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davası açacak kişiler açısından şiddetli geçimsizlik hukuki tabiri ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması, genel boşanma sebepleri arasındadır. Şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davası açılırken medeni kanunun 166. maddesi uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davası açılmalıdır. Burada kanun ortak yaşam kurulmasının taraflardan beklenmeyecek şekilde sarsıldığı durumlarda boşanma davası açılabileceğine hükmetmektedir. O nedenle şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davası bu zeminde yürütülmelidir. Şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davası açacak bireyler, bu hususta ayrıntılı bilgiyi “şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma” yazımızda edinebilirler. Şiddetli geçimsizlik sıklıkla boşanma davalarına konu olan boşanma sebepleri arasında yer almaktadır.

Hayata Kast Nedeniyle Boşanma

Evlilik içerisinde boşanmayı getiren olaylar arasında en fazla görülen boşanma sebepleri arasında yer alan şiddet unsuru ve şiddetin doğurduğu sonuçlar yer alır. Hayata kast etmek, evlilik içerisinde eşlerden birisinin diğer eşi öldürmeye teşebbüs etmesi olarak ifade edilebilir. Burada hayatına kast edilen birey bu gerekçe ile boşanma davası açabilmektedir. Hayata kast nedeniyle boşanma davası açacak bireyler açısından hakim boşanma davası içerisinde aynı durumun tekrar yaşanmaması adına boşanma davasını daha kısa sürede sonuçlandırabileceği gibi,tekrar hayata kast davranışı yaşanmasın diye, önleyici tedbirler de uygulayabilmektedir. Hayata kast nedeniyle boşanma davalarında önleyici tedbirler, koruma kararı çıkarılması, evden uzaklaştırma cezası verilmesi, hayatına kast edilen kişinin okul ev işyeri gibi yaşamını sürdürdüğü yerlere yaklaşılmasının engellenmesi, hayatına kast edilen eşin ailesi, çocukları ve sosyal çevresine yaklaşılmasının engellenmesi… gibi bir çok önleyici tedbir uygulanabilmektedir.

Onur Kırıcı Davranış Nedeniyle Boşanma

Medeni Kanun’da belirtilmiş özel boşanma sebepleri arasında yer alan pek kötü ve ya onur kırıcı davranış evlilik birliğini zedeleyen unsurlardan birisidir. Onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma davası açılabilir. Burada onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma davası açacak kişiler açısından boşanmaya neden olacak onur kırıcı davranışlar, eşi aşağılama, eşe hakaret etme, eşepsikolojik baskı uygulama, eşi ailesinden ve sosyal ortamlardan soyutlama, eşe karşı fiziksel şiddet uygulama… gibi bir çok durumu ifade etmektedir.

Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma

Akıl hastalığı Medeni Kanun’da yer alan boşanma sebepleri arasında yer alır. Buna göre akıl hastalığı nedeniyle boşanma davası açılabilir. Eşlerden birisinin akıl hastalığı nedeniyle boşanma davası açabilmek için ise kanun belirli şartlar aramaktadır. Buna göre akıl hastalığı sebebiyle boşanma davası açmak için akıl hastalığının evlilikten sonra gerçekleşmiş olması gerekir. Diğer yandan akıl hastalığı nedeniyle boşanma davası açabilmek için bu hastalığın evliliğin devamına engel olması ve tedavisinin de mümkün olmaması gerekir. Akıl hastalığının tedavisinin bulunmadığı durumlarda bireyler boşanma davası açabilirler. Akıl hastalığı nedeniyle boşanma davası açarken bireyler bu hususta öne sürdükleri boşanma sebebini ispat etmeleri gerekir. Bu da eşin akıl hastası olduğuna dair hastane ve ya sağlık kuruluşlarından alınacak olan raporlar ile yapılabilir. Akıl hastalığı raporunda akıl hastalığının tedavisinin mümkün olmadığı belirtilmiş olmalıdır. Akıl hastalığı pek sık karşılaşılan boşanma sebepleri arasında yer almasa da mutlak boşanma nedeni olarak sayılmaktadır.

Boşanma Davalarına Konu Olan Boşanma Sebepleri

Ev İşlerini Yapmama Nedeniyle Boşanma

Medeni kanun her ne kadar evlilik içerisinde eşlerin eşit sorumluluğu bulunmaktadır şeklinde hüküm verse de toplumumuzda ev işlerini yapmak kadının görevi olarak kabul görmektedir. Bu durumda kadının ev işlerini yapmaması boşanma nedeni olarak sayılmaktadır. Boşanma sebepleri arasında yer alan bu hususda bireyler evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davası açabilirler. Bilinmesi gereken husus ev işlerini yapmama nedeniyle boşanma davası açılabilmesi için kadının meşru bir neden yokken ev işlerini yapmaktan imtina etmesi gerekir. Yani ortada meşru bir neden yokken kadın ev işlerini yapmaktan kaçınıyor ise boşanma davası açılabilir. Kadının ev işlerini yapmaması için öne sürülebilecek meşru nedenler ise, kadının hasta olması ve hastalığı nedeniyle ev işlerini yapamaması… gibi.

Erkeğin Çalışmaması Boşanma Sebepleri Arasındadır

Evin geçimi toplumumuzda erkeğin görevi olduğundan dolayı her ne kadar Medeni Kanun evlilik içerisinde eşlerin eşit sorumluluğa sahip olduğu konusunda hükmü olsa bile erkeğin çalışmaması boşanma sebepleri arasında yer almaktadır. Bu tür bir davranışda hakimler, erkeğin meşru bir neden olmaksızın çalışmayı reddetmesi durumunda erkeğin çalışmaması nedeniyle boşanma kararı vermektedirler. Burada meşru neden olmaksızın erkeğin çalışmıyor olması gerekir. Yani iş arayan, askerlik hizmeti nedeniyle çalışmaya ara vermiş,malüllük nedeniyle çalışamayan, işten yeni kovulmuş bireylere karşı boşanma davası açılamaz.

Yalan Nedeniyle Boşanma

Evlilik içerisinde güven duygusunu zedeleyecek davranışlar evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olacağından dolayı bu tür tutum ve davranışlar boşanma sebepleri arasında yer almaktadır. Yalan, güven sarsıcı davranış kapsamında değerlendirilmektedir ve taraflardan birisinin evlilik içerisinde yalan söylemesi, bu evliliğin temelinden sarsılmasına ve ortak yaşam kurulamamasına neden olabilecektir. Bu durumda boşanma davası açılabilir.

Güven Sarsıcı Davranış Nedeniyle Boşanma

Güven sarsıcı davranışlar evliliklerin temelinden sarsılmasına neden olan davranışlar arasında yer alır. Medeni Kanun’un 166. maddesine göre ortak yaşam kurulması taraflardan beklenmeyecek ölçüde evliliğin sarsıldığı durumlarda boşanma davası açılabilmektedir. Bu durumda güven sarsıcı davranışlar açılacak olan boşanma davası içerisinde haklı boşanma sebepleri arasında gösterilebilmektedir.